YAVRU VATAN YOK, TEK VATAN VAR TÜRKİYE'DE BİZİM KIBRIS'TA BİZİM

Sendikamızın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği" 08-09 Mart 2020 tarihlerinde K.K.T.C.’nin Girne şehrinde Merit Park Otel’de 250 kişinin katılımı ile gerçekleştirildi.

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşları ile tüm şehitlerimiz için ve işçi hareketinin yılmaz savunucusu işçileri anmak adına katılımcılar, 1 dakikalık saygı duruşuna davet edildi ve ardından İstiklal Marşımız okundu.

Ardından, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliğinin açılış konuşmasını Sendikamızın kurucusu ve Genel Başkanı Sn. Cemail BAKINDI gerçekleştirdi.

Sn. BAKINDI: "Dünya emekçi kadınlar gününde siz üyelerimiz kadınlarla buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sizler Toleyis Bayrağını daha yükseklere çıkaracak üyelerimizsiniz. Gelecekte daha güçlü ve daha büyük bir sendika olacağız. Tek hedefimiz sizleri daha müreffeh bir dünyada yaşatmak. Önümüzdeki günlerde sizlerin desteği ile tüm işyerlerimizde sendikasız işçilerimizi, taşerondan kadroya geçen işçilerimizi, bünyemize katarak daha güçlü hale geleceğiz."dedi

Daha sonra, Sendikamızın Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Sn. Elmas AKKABA, Sendikamızın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliğine" teşrif eden üyelerimize ve misafirlerimize hoşgeldiniz diyerek misafirlerimizi takdim etti.

8 Mart Etkinliğimize teşrif eden; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Sn. Nurcan ÖNDER, Gazi Mağusa Milletvekili Sn. Resmiye CANALTAY, K.K.T.C. Çalışma Bakanı Sn. Dr. Faiz SUCUOĞLU, K.K.T.C. Turizm Bakanı Sn. Dr. Dt. Ünal ÜSTEL, Ulusal Birlik Partisi eski milletvekili Sn. Ahmet ÇALUDA, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Sn. Prof. Dr. Sayım YORGUN, Genel Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Bölge Şube ve Şube Başkanlarımız, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, İşyeri Sendika Temsilcilerimiz, Örgütlenme Kurulu Üyelerimiz ve misafirlerimize katılımlarından dolayı teşekkürlerini sundu.

Ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Sn. Nurcan ÖNDER kürsüye davet edildi. Sn. ÖNDER, kadınların sosyal ve ekonomik hayata atılması ve istihdama katılması için çalışmaların sürdürüldüğünü ve kadınların toplumdaki önemini dile getirdi.

Sonrasında, K.K.T.C. Gazi Mağusa Milletvekili Sn. Resmiye CANALTAY kürsüye davet edildi. Sn. CANALTAY, 8 Mart Kadınlar Günü'nün öneminden ve kadınların ekonomik özgürlüğünün ve mutluluğunun, toplumun ileriye gitmesi ile paralel doğrultuda olduğundan bahsetti.

Ardından, kürsüye davet edilen K.K.T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Faiz SUCUOĞLU, kadınlara verilen önemin sadece 8 Mart'ta değil yılın 365 günü bu dikkatin ve özenin gösterilmesi gerektiğini, kadınların iş hayatında daha fazla rol alması için çalışmaların yürütüldüğünü ve aile içerisinde kadınların yerinin önemini dile getirdi.

Daha sonra kürsüye davet edilen, K.K.T.C. Turizm ve Çevre Bakanı Sn. Ünal ÜSTEL, Türkiye'den gelen kadın misafirleri K.K.T.C.'nde ağırlamaktan dolayı duyduğu gururu dile getirdi ve "kadınlarına değer vermeyen toplumun yok olmaya mahkum olduğunu" diyerek sözlerini noktaladı.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne katılan misafirlerin plaketleri takdim edilerek, oturumun 1. günü sonlandı.

Oturumun 2. gününde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Sn. Prof. Dr. Sayım YORGUN, "Sendikal Harekette Kadınların Rolü" hakkında eğitim gerçekleştirdi.

Sn. YORGUN: Şems-i Tebrizi' ye göre kadın; bilmeyene nefs, bilene nefestir. İnsan hakları mı, kadın hakları mı sorusunu yönelttiğimizde, temelde buluşmamız gereken yer insan haklarıdır. Çünkü kadınlarda yaşanılan sorunların önemli bir kısmı, insan hakları sorunlarından kaynaklandığını biliyoruz. Hiç kuşkusuz kadınların kendine has sorunları da var, ancak temelde insan hakları sorununu çözmeden, kadın hakları sorununu çözmek maalesef mümkün görünmüyor. O nedenle insan haklarını, hiç bir ırk, ulus, etnik köken, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklar olarak görmemiz lazım ve bu perspektiften meselelere yaklaşmamız gerekiyor. Tüm insanlar hak ve saygınlık açısından eşit ve özgür olarak doğarlar. İnsan hakları her bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar. Kadının cehaletini yenerseniz, toplumu cehaletten kurtarırsınız. Çünkü; kadın öğrenirse, çocuğuna öğretir ve toplumsal cehalet çözülür. İlk kabilelere baktığımızda, M.Ö. 5.000 yılında Sümerler' in ülkesi Mezopotamya'da, Babil' de, ilk uygarlığı kuran kabileler anaerkildiler. Otoriteyi kadın kullanırdı. Zaman içerisinde Roma tipi aileye doğru değişim gösterdi ve ailenin babaerkil bir yapıya dönüşme sağlandı. Cinsiyet ayrımlığı ile toplumsal cinsiyet ayrımcılığı birbirinden ayırmak kanaatindeyim. Çalışma hayatında erkeğe egemenlik sağlayan fiziki güç 21.Yüzyıl ile birlikte önemli ölçüde zayıflıyor. Çünkü, düşünen robotların devreye girmesi, erkeğin fiziki gücünü geri plana düşürmektedir, bu nedenle 21.Yüzyıl penceresinden baktığımızda, kadınların daha şanslı olduğu bir Yüzyıla girdiğini söyleyebilirim. Uysal işgücü olan, yedek işgücü olan kadın artık ana işgücü haline geliyor, önümüzdeki dönemde çalışma hayatının daha çok pembeleşeceğini söyleyebilirim. Kadın haklarını konuşurken hiç kuşkusuz 1857 yılını unutmamak gerekiyor, Newyork'u unutmamak gerekiyor ve tekstil işçilerinin ödediği bedeli unutmamak gerekiyor, bir fabrikaya kilitlenerek yakılan kadınları unutmamak gerekiyor... 1883 yılında İngiltere Sendikalar Kongre'sinin eşit işe eşit ücret ilkesini, kadının yeri sendikasıdır sloganını hiç unutmamız gerekiyor. Kadınların geçmişte kadın işçi sendikaları kurduğunu ve erkeklerin egemen olduğu sendikalara karşıda mücadele verdiklerini görüyoruz. Özellikle işverenlerin erkeklere karşı kadın işgücünü, emeği ucuzlatmak adına kullandığını ve çocuk işgücünü kullandığının altını çizmek gerekiyor." dedi ve sözlerini noktaladı.

Eğitimin ardından Sn. YORGUN'a teşekkür edilerek, plaket takdim edildi.