EVRENSEL 31/05/2010

Kadınım, sendikalıyım, örgütlüyüm, güçlüyüm...

Petrolİş, Tek Gıda İş, Deri İş, TOLEYİS ve Hava İş sendikaları "Sendikalarda Kadın Sorunları ve Kadın Örgütlenmeleri" başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirdi.
Petrol İş, Tek Gıda İş, Deri İş, TOLEYİS ve Hava İş sendikaları "Sendikalarda Kadın Sorunları ve Kadın Örgütlenmeleri" başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Yaşanan sorunların çözümünün örgütlülükten geçtiği ifade edilen çalışmada, bu örgütlülüğün sağlanması için sendikalardaki eksikliklerin giderilmesinin önemine dikkat çekildi.
Tek Gıda İş Sendikası Genel Merkezinde yapılan çalışmaya İTÜ İşletme Fakültesi Hukuk Anabilim Dalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Bölümünden Doç. Dr. Kadriye Bakırcı ve Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden Yard. Doç. Dr. Betül Urhan konuşmacı olarak katıldı. Atölye çalışmasının ana konusu "İşyerinde baskı ve denetim mekanizması olarak Mobbing" ve “Sendikalar içinde kadının sesi: Kadın yapıları ve kadın örgütlenmeleri" oldu. Kadın sendikacılar ve çalışanların da deneyimlerini paylaştığı toplantıda; işyerinde baskı, yıldırma, mesleki rekabet, kadın işçilerin sendikalardan talepleri ve sendikaların kadın işçilere yönelik tutumları tartışıldı.

MOBİNG BİR İKTİDAR SORUNUDUR


Mobbingin bir psikolojik yıldırma olduğuna değinen Doç. Dr. Kadriye Bakırcı "Mobbing bir iktidar sorunudur. İşverenin işçiye, amirin çalışma arkadaşına uyguladığı bir iktidardır. Bu iktidarı ancak başka bir iktidar ortadan kaldırabilir. Bu da ancak çalışanların örgütlü iktidarıyla mümkündür" dedi. Mobbing mağduru çalışanların pek çok sağlık ve psikolojik sorunlar yaşadığını anlatan Bakırcı, şöyle devam etti: "Mobbing mağdurlarının özgüveni zedeleniyor, toplumsal ilişkileri bozuluyor, ekonomik yaşamı olumsuz etkileniyor, aile içi iletişimde sorunlar yaşanıyor, meslekten soğuyor ve hatta bu süreç işten ayrılmaya kadar gidiyor. Uygulanan bu psikolojik yıldırmayla kişide intihar eğilimi bile gözlemlenebiliyor."

MOBBİNG MAĞDURLARI

Yapılan araştırmalar ise bir konuya açıklık kazandırıyor. Buna göre mobbinge en çok maruz kalan kesimi kadınlar oluşturuyor. Yine bir başka araştırmaya göre kadın çalışanlara en çok kendi hemcinsleri tarafından mobbing uygulanıyor. Mobbinge maruz kalanlara destek olunmadığına dikkat çeken Bakırcı, "Kimseden kahramanlık yapmasını bekleyemezsiniz. İşçi işinin sona ermesi korkusuyla mobbing uygulayıcısının yanında olmak zorunda kalıyor. Bunun için işçiye kızamazsınız. Terfi ve pozisyon beklentisi içinde olan çalışan mobbing uygulayıcısına sessiz kalabilir. Bu psikolojik yıldırmayı sona erdirmenin tek yolu örgütlenmedir" dedi.


GÜNLÜK TUTMAK ÖNEMLİ

Mobbing mağdurunun yanı sıra mobbing uygulayan işverenin de prestij kaybettiğini dile getiren Bakırcı, kaybedimle sonuçlanan hukuki süreçlerde itibarının zedelendiğini ve mobbing uyguladığı teşhir edilirse tüketiciler tarafından boykot edildip, ürünlerinin satın alınmadığını belirtti.
Peki mobbing nasıl ispat edilir? Bakırcı bu soruya da yanıt verdi. Çalışanın mobbinge maruz kaldığını ispat edebilmesi için günlük tutmasının önemine vurgu yapan Bakırcı, "Yazılan günlükte tarih, saat doğru not düşülürse, mobbingi kimin uyguladığı, kimin tanıklık ettiği, ne zaman olduğu, işçinin yaşadığı psikolojik baskı ve onda oluşturduğu duygu ve düşünceler düzenli ve kronolojik olarak yazılırsa; bu durum hukuki süreçte mağdurun davayı kazanımı açısından önemli bir rol üstleniyor" diye konuştu.

SENDİKALAR İÇİNDE KADIN ÖRGÜTLENMELERİ

Karma sendikalardaki örgütlenmelerde kadınların kendilerine yer bulmakta güçlük çektiğini dile getiren Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden Yrd. Doç.Dr. Betül Urhan, "Geleneksel sendikaların örgütlenme tabanına baktığımızda; sendikalar, mavi yakalı, görece güvenceli bir işe sahip olan bir erkek kitlesine hitap ediyor" dedi.
Urhan, şöyle devam etti: "Emek piyasası giderek neoliberal politikalarla parçalanarak değişime uğruyor. Güvencesizlik çalışma yaşamının niteliği haline dönüştü. Sendikalar varolan üyelerini korumaya yönelik savunmacı bir politika üretmeye başladı. Sendikaların artık yeni iş gücü kitlesiyle bir sorunu var. Yeni işgücü kitlesi sendikaları hantal ve bürokratik buluyor. Kadınlar artık sendikalar içinde kendilerini ifade edecekleri yeni kadın örgütlenmeleri oluşturmaya başladı."

GÖRÜNMEYENİ GÖRÜNÜR KILMA

Kadının özgün sorununu dile getirmenin sendikalar içinde bölünmelere neden olduğunu belirten Urhan, bu özgün sorunların sendikalar tarafından marjinalleşmeyle tanımlandığına dikkat çekti. Urhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadının özgün sorunları sendikalarda tartışılmıyor, buna toplusözleşmelerde yer verilmiyor. Bu marjinalleşmenin ortadan kalkması için; sendikaların demokratikleştirilmesi ve demokratikleştirilmesi için ayrımcı uygulama ve davranışlara meydan okunması, kadın sendikacıların hak arama ve liderlik özelliklerinin geliştirilmesi, sendikacı kadınlar için politika geliştirilmesi, kadının sorunlarıyla ilgili lobi yapılarak kadınların çıkarlarının kollanması, kadınların sendikal yapı ve sendikal faaliyetlerine katılımının ve temsil edilmesinin sağlanması, kadınların sendikalar içinde görünür olmasının sağlanması gerekiyor."

(İstanbul/EVRENSEL)Fatma Karakaş

ORTAK SORUNLAR

Atölyenin sonunda kadın sendikacıların ortak sorunları belirlendi:
* Sendikalarda kadın yönetici ve temsilci sayısının azlığı
* Sendikalarda kadının özgün sorunlarının marjinalleştirilmesi
* İşyerlerinde kreşlerin olmaması
* Sendikaların kadınların sorunlarına kalıcı çözümler bulamayıp, kadınları sadece vitrin olarak kullanması
* İşyerlerinde kadınlara cinsiyet odaklı iş esneklikleri uygulanması

[ Geri Dön ]

Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Agtif GOTURKEY TODEM                               
LiveZilla Live Help