Sendikamız Toleyis’in XII. Olağan Genel Kurulu 9-10 Mart 2013 Tarihlerinde Yapıldı

 

Sendikamız Toleyis`in XII. Olağan Genel Kurulu 9-10 Mart 2013 tarihlerinde sendikamızın örgütlü olduğu Ataköy Sheraton Otel`de yapıldı. Genel Başkan Yardımcısı Sayın Necati Aktaş, Genel Kurul`a yurtiçinden ve yurtdışından çok sayıda misafirin katılım gösterdiğini söyledi ve katılımcıların isimlerini okuyarak onları ve sendikalarını selamladı.  Yurtdışından yaklaşık 17 ülkeden elliye yakın sendika ve konfederasyon temsilcisinin Genel Kurul`a katılım gösterdiği vurgulandı. Genel Kurul`un misafirleri arasında,  CHP Samsun Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ahmet Haluk Koç, MHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Celal Adan, MHP İstanbul Milletvekili ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman Çelebi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yakup Akkaya, CHP Marmaris Meclis Üyesi Sayın İsmail Sağlam, Türk-İş İstanbul Bölge Temsilcisi Sayın Faruk Büyükkucak, K.K.T.C. Ulusal Birlik Partisi Güzelyurt Milletvekili Sayın Ahmet Çaluda, K.K.T.C. Hür-İş Federasyonu Genel Başkanı Sayın Yakup Latifoğlu, K.K.T.C. Kamu-İş Genel Başkanı Sayın Sami Dilek, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Mustafa Türkel, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Sekreteri Sayın Mecit Amaç, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Sayın Mehmet Karataş, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Sayın Recep Ali Çelik, Türk-İş Bursa Bölge Temsilcisi Sayın Sabri Özdemir, Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Atilay Ayçin, Tarım-İş Bursa Şube Başkanı Sayın Şaban Tuğ, Orman-İş Genel Eğitim Sekreteri Sayın Ramazan Akdağ, Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Eyüp Alemdar, Türk-Metal Sendikası Genel Sekreter Danışmanı Sayın Mecit Hazır, Avukat Sayın Akın Yılmaz, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Sayın Eyüp Alabaş, Türkiye Denizciler Sendikası Genel Mali Sekreteri Sayın Sinan Aydın, Deri-İş Genel Mali Sekreteri Sayın Hasan Ulusan, Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Hasan Öztürk yer almaktadır.

    

Toleyis Sendikası XII. Olağan Genel Kurulu`na çok sayıda yurtdışından sendika ve konfederasyon temsilcisi de katılmıştır. Katılımcılar arasında, IUF Genel Sekreteri Sayın Ron Oswald, IUF Otel, Restoran ve Turizm Koordinatörü Sayın Massimo Frattini, HRCT Başkanı ve Arjantin UTHGRA Genel Başkanı Sayın Norberto Latorre, EFFAT Turizm Sektörü Başkanı Sayın Emilio Fargnoli, Club Med Avrupa Çalışmaları Konseyi Sekreteri ve Fransa CFDT Sendikası Genel Başkanı Christian Juyaux, Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Yannis Panagopoulos,  Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu Uluslararası İlişkiler Sekreteri Sayın Zoe Lanara, Azerbaycan Hemkarlar İttifakları Konfederasyonu Başkanı Sayın Settar Meybaliyev, Azerbaycan Kent Tasarrufatı ve Gıda Sanayisi Sanayisi İşçileri Sendikası Sayın Tofik Guliyev, Azerbaycan Tabi Servetler ve Ekoloji İşçileri Hemkarlar İttifakı Sendikası Başkanı Sayın Telman Guliyev, Karadağ Turizm İşçileri Sendikası Başkanı Sayın Cede Milinic, Sırbistan Catering ve Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Sayın Radan Milovanovic, Sırbistan Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu Başkanı Sayın Ljubisav Orbovic, Gürcistan Kent Tasarrufatı, Hafif Gıda ve Emal Sanayisi İşçileri Sendikası Başkanı Sayın Gela Dzabilasvili, Arnavutluk SPILT Sendikası Başkanı Sayın Ismalaja Myftar, Arnavutluk BSPSH Başkanı Gezim Kalaja, Bosna Hersek PPDIVUT Sendikası Başkanı Sayın Mehmed Avdagiç, Kosova BSPK Konfederasyonu Başkanı Sayın Haxhi Arifi, Romanya Agro Fratia Sendikası Başkanı Sayın Georgescu P. Ioan, Kırgızistan Gıda Sanayi İşçileri Sendikası Başkanı Sayın Sakınbek Apsaliyev, Tacikistan Akrar Sanayi Kompleksi İşçileri Sendikası Sayın Mirali Safarov, Ukrayna Gıda ve İmal Sendikası`ndan Sayın Lyudmila Sirotenko, Tunus Fgat Sendikası`ndan Sayın Ahmed Dhifli ve Habib  Rejeb, Mısır Turizm İşçileri Sendikası Başkanı Sayın Maghraby Soliman Saleh, Mısır Turizm İşçileri Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Mamdouh Ryad Sabra,   Mısır Turizm İşçileri Sendikası Genel Mali Sekreteri Sayın Hussein Shaaban Hussein,  Mısır Turizm İşçileri Sendikası Danışmanı Sayın Refaat El-Sayed Metwally yer aldı.

 

Genel Kurul`un açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Toleyis Sendikası Genel Başkanı Sayın Cemail Bakındı bütün katılımcılara katılımlarından dolayı teşekkür ederek sözlerine başladı. Son genel kurulun 2008 krizinden hemen sonra yapıldığını hatırlatan Bakındı, şimdiki krizin etkisinin ise komşu Yunanistan`da dahil olmak üzere bütün Avrupa`da tüm şiddetiyle etkin olmaya devam ettiğini vurguladı. Bu durum karşısında kendilerinin de çok büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Bakındı, dünyanın tek kutuplu hale gelmesiyle de birlikte acımasız özelleştirme politikalarının, emek sömürüsünün hızını daha da artırdığını söyledi. İşsizliğin giderek arttığını ve kapitalist sistemin giderek daha da vahşileştiğini vurgulayan Bakındı, İşkolumuzda bulunan bir işyerinde çalışan bir üyemizin kredi kartı borcu nedeniyle intihar ettiğini hatırlatarak koşulların geldiği seviyeye bir kez daha dikkat çekti. 

 

   

Bu genel kurulda 16-17 ülkeden sendika ve konfederasyon temsilcilerinin bulunduğunu ve hep bir araya gelerek bu sistemi sorgulamak gerektiğini söyleyen Bakındı, özelleştirmelere karşı çıkan sendikacıların da nasıl vatan haini gibi gösterildiğine dikkat çekti. Türk işçilerinin ve sendikacılarının hiçbir zaman vatan hainliği anlamına gelecek faaliyetlerde bulunmadığını dile getiren Bakındı, Türkiye`de de dünyada da kimin yardıma ihtiyacı varsa onların yanında olunacağını vurguladı. Özelleştirmelerin ve bunun sonucunda artan işsizliğin terörün de en temel sebebi olduğunu söyleyen Genel Başkan, Türk sendikal yaşamıyla ilgili olarak 60 yıllık hayatında Türk-İş`in önemli bir tarihinde bulunduğunu da hatırlattı. Türk-İş Genel Kurullarında alınan kararların da kolay alınmadığını, bir kıdem tazminatının alınması için ne kadar çok uğraşıldığını ifade eden Bakındı, sendikal yaşamın, sendikal güvencenin olmadığı hiçbir yerde hiçbir sendikanın örgütlenemeyeceğini vurguladı. Sendikal yaşamın birilerinin iki dudağı arasında yer aldığını ifade eden Bakındı, son çıkan kanuna imza atan Türk-İş yönetimini bir kez daha kınadığını dile getirdi. İşçi hareketini kimsenin geriye götürmeye hakkı olmadığını vurgulayan Bakındı, artık bu yönetimin kalmasına daha fazla müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Türkiye`deki ağır vergi koşullarından da bahseden Bakındı, işçilerin 3-5 ay zamlı ücretten faydalandıktan sonra ücretlerinin yine vergiye gittiğine dikkat çekti, dünyanın başka hiçbir ülkesinde böyle bir şey olmadığını vurguladı. Sağlık sisteminin de eleştirilmesi gerektiğini kaydeden Bakındı, bugün hastanelerde kanser hastalarına bile 3-4 ay sonraya gün verildiğini ve bunun bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Özel hastaneler yerine devlet hastanelerinin iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ve dünyanın sayılı ekonomileri arasında gösterildiğini söyleyen Bakındı diğer taraftan Türkiye`nin iş kazaları bakımından da dünyada ilk sıralarda yer aldığını vurguladı. Demokrasinin gereklerinin de tam olarak var olmadığını söyleyen Genel Başkan, % 10 barajı olduğu sürece ve ön seçim olmadığı sürece demokrasinin gereklerinin yerine gelmiş sayılmayacağını ifade etti. Hür bir basının varlığının da demokrasinin vazgeçilmezlerinden biri olduğunu dile getiren Bakındı, basın patronlarının siyasetin basını olduğunu, oysa ki basının bağımsız olmasını gerektiğini ifade etti.

Son olarak Türkiye`nin 30 yıldır terörle mücadele ettiğini söyleyen Bakındı, dünyada barış istemeyecek bir insan olamayacağını ifade etti. Ekmek, barış ve özgürlüğün olmadığı yerde demokrasi ve insan haklarının da olmayacağını söyleyen Bakındı, teröre silahla da son verilemeyeceğini dile getirdi; barış için İmralı`nın söz hakkı olamayacağını savundu. Türkiye Cumhuriyeti`nin temel niteliklerini değiştirecek hiçbir barışın içlerine sinmeyeceğini söyleyen Bakındı, bayraktan ve Misak-ı Milli`den taviz verilemeyeceğini dile getirdi. Türklerle Kürtlerin birlikte yemek yediklerini, alış veriş yaptıklarını hatırlatan Bakındı, iki halkın birbirini çok sevdiğini dile getirdi. Bakındı daha sonra sözlerine şu şekilde son verdi: "Bizim 1000 yıllık kökümüz var. Bu kökün ağacını kurutmak isteyenler var. Bu ağaç hepimizi barındırıyor. Kökünüz varsa yeşerir yaşarsınız. Eğer köklerinizi keserseniz kurutursanız odun olursunuz. Kökünüz varsa ağaç olursunuz. Osmanlı gibi ulu çınar, Atatürk`ün kurduğu 90 yıl yaşayan Türkiye Cumhuriyeti gibi daha büyük çınar olursunuz. Bu ağaç hepimize gölgesinde bakar; çok güzel yaprakları, meyveleri var. Gelen misafirlere, katılımcılara çok teşekkür ederim. Birlik olalım; ülkelerinize selamlarımı götürün. İster Hıristiyan ister Musevi ister Müslüman olalım hiç kimsenin dinini seçme hakkı yok. Hepimizin anası babası Havva ve Adem`dir. Tüm, hepimiz bir ve beraber olalım."

Genel Başkan Cemail Bakındı, konuşmasının sonunda işçi hareketine yaptığı büyük katkılarından ötürü Sayın Faruk Büyükkucak`a hazırlamış oldukları plaketi sundu. Büyükkucak kısa bir teşekkür konuşması yaparak hayatının sonuna kadar işçi hareketine hizmet edeceğini dile getirdi.

   

Daha sonra Divan Başkanlığı`na Sayın Mustafa Türkel, Divan Yardımcılığı`na Sayın Faruk Büyükkucak ve Katip Üyeliklerine de Sayın Burcu Çetinkaya, Sayın Serap Çamsakız ve Sayın Nagehan Demir seçildiler. Divan Başkanı Sayın Mustafa Türkel kongrenin çalışma hayatına hayırlı olmasını dileyerek kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında yaklaşık 17 ülkeden 50`nin üzerinde temsilcinin katıldığı kongrenin adeta bir uluslar arası kongre haline geldiğini söyleyen Türkel bu bakımdan kongrenin önemine dikkat çekti. Ülkede yaşanan koşullar nedeniyle sendikaların acilen demokrasi, özgür bir basın ve yargı istediğini söyleyen Türkel, asla teslim olmayacaklarını da vurguladı. Türkiye işçi sınıfının faşizme teslim olmayacağını, bu ülkede emperyalizmin operasyonlarına izin vermeyeceklerini dile getirdi. Türkel, kongrenin hayırlı olmasını dileyerek sözlerine son verdi.

 

  

Sonrasında CHP Samsun Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ahmet Haluk Koç bir konuşma yapmak üzere kürsüye geldi. Koç, emek dünyasının önderlerini, çalışanlarını ve davetlileri saygıyla selamladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun başarı dileklerini, sevgi ve saygısını ilettiğini dile getirdi. Sn Cemail Bakındı`nın açış konuşmasında sadece emek dünyası ile ilgili olmadığını, örgütlü toplumu ilgilendiren demokrasinin bugünkü durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunduğunu belirtti. Salt sendikal yaşamın içinden geçtiği zorlukları belirtmediğini, demokrasinin hangi düzeyde olduğunu, çevremizdeki sorunlarla ve kendi içindeki sorunlarla Türkiye`nin nereye doğru savrulduğunun altını çizdiğini ve kendi duyarlılıklarını belirttiğini söyledi. Demokrasinin belirli hak ve özgürlükler kullanılarak sandıktan çıkan çoğunluğun, sandıktan çıkan azınlığa saygı göstererek, onun tüm haklarını tanımlayarak halkın iradesine dayanan bir yönetim biçimi olduğunu söyledi. Fakat Yakın dünya tarihinde de örneklerinin olduğu gibi sandıktan çıkan çoğunluğun kendisini oraya getiren hak ve özgürlükleri zaman içerisinde kısıtlayarak budayarak çok farklı rejime yöneldiğine tanık olunduğunu söyledi. Özet olarak faşizmin, ille bir Eylül sabahı tankların yürümesiyle, TV`lerde radyolarda davudi bir sesin okuduğu kahramanlık türküleriyle bir ülkeye gelmeyeceğini, bazen demokrasinin tanıdığı hak ve özgürlüklerin kullanılarak, sandıktan çıkıp daha sonra o hak ve özgürlükleri her aşamada baskılayarak, yok ederek de geleceğini, buna sivil faşizm denildiğini söyledi. Türkiye`nin böyle bir sürece sürüklendiğini söyledi. Basında bu tip söylemlerin yer almadığını, basında bugünkü yönetim anlayışının yanında yer alanların olduğunu söyledi. 12 Eylül 2010 referandum paketiyle gelen değişikliklerin Türkiye`deki yargı sistemini mevcut iktidarın güdümüne sokacak temel değişiklikleri o pakette gizlendiğini söyledi. Koç, 12 Eylül 1980 kalıntılarından kurtulmamız gerektiğini, çağdaş bir topluma çağdaş bir anayasanın yakışacağını, demokrat, özgürlükçü, sivil her türlü vesaitten kurtulmuş üniversitelerin YÖK belasından kurtulmuş, yargı yasama yürütmenin kurumsallaştırılmış güçlendirilmiş, güçlendirilmiş demokratik parlamenter rejim çağdaş bir anayasanın herkes için özge olduğunu, her siyasi partinin eşit sayıda katılımıyla anayasa uzlaşma komisyonunun kurulduğunu, çalışıldığını CHP olarak TC devletinin tarifini, anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilemeyeceğini söylediklerini, hükümetin Başkanlık sistemini bir bomba olarak sunduğunu söyledi. 

   

Koç daha sonra sözlerine şu şekilde devam etti: "Birdenbire bu gündeme getirildi. Denetlenmek, sorgulanmak istemiyorum; sınırsız, sorumsuz yönetim istiyorum diyen bir siyasi talebi maalesef iktidar partisi getirdi. Eş zamanlı olarak İmralı adı ortaya çıkmaya başladı. Orada bir pazarlık masası kuruldu. Bir ucunda Abdullah Öcalan bir ucunda Recep Tayyip Erdoğan. Biz herkesten çok barış istiyoruz; bunun çalışmasını yapalım ki bunun yeri de TBMM. Meşru siyasi aktörler orada. Silah tehdidiyle masaya oturmak mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir fakat bunun dışına çıkartılıyor ve bu çok tehlikeli. Yasalara göre de ağır bir suçtur. Milletimize karşı sorumluluklarımız var ve şu anda süreci izliyoruz. Türkiye`nin bu tuzağa düşmemesini istiyoruz. Örgütlü toplum maalesef yok.

Sağlık ve eğitim para karşılığı sunulmaz; devletin görevi budur zaten, sosyal devlet budur. Bizim söylediklerimiz ise yer almıyor medyada. Onun için örgütlü toplum ve mücadele gerekiyor. Çalışma yasaları yok sayılarak yabancı sermaye Türkiye`ye çağrılıyor. Ucuz emek var denilerek çağrılıyor; gelin sömürün deniliyor. Grev yasakları büyüyor. İş kazaları oranı giderek artıyor; işçi sağlığı değil iş sağlığı düşünülüyor. Demokrasiye, ülkeye, barışa sahip çıkalım; umarım daha güzel günlerde de kongrenizde yer alırım."

Koç`tan sonra MHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Celal Adan konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Türkiye`de bölücülüğün var olduğunu, demokrasinin tehlike altında olduğunu, Türkiye`nin üniter yapısının tartışıldığını ve geçmişte Türkiye Cumhuriyeti`nin kurulmasını istemeyen kişilerin iktidarda olduğunu söyleyen Adan devletimize sahip çıkmak gerektiğini ve milletin birliğinin ve bütünlüğünün ayakta tutulması için mücadele edilmesi gerektiğini dile getirdi. Adan AKP iktidarı ile birlikte İstanbul`da 4 bine yakın imar değişikliği yapıldığını söyledi. Vakıf Bank`ın 400 milyon dolar değeri ve Halk Bankası`nın da 300 milyon dolar değeri varken Başbakan`ın Katar`a giderek 400 milyon dolar getirdiğini ve ülkenin en büyük televizyon kanalı ve gazetesini aldığını anlattı. Bu gazetenin ve televizyon kanalının yönetiminin de Başbakan`ın damadına verildiğine dikkat çeken Adan, gazetenin ilk sayfalarında da diğer sayfalarında da hep Başbakan ve iktidar partisi ile ilgili övgüler olduğuna dikkat çekti. Bu koşullar altında Toleyis Sendikasının koyduğu iradeyi ve diğer güçlü iradeleri gördükçe büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Adan, bunun devamı geldikçe daha adaletli, bütüncül bir Türkiye`ye sahip olunabileceğini söyleyerek sözlerine son verdi. 

   

MHP İstanbul Milletvekili ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu da kongrede kısa bir konuşma yaptı. Bu olağan kurulun Türk işçi ve sendikal harekete ivme katma temennisi ile konuşmasına başlayan Başesgioğlu, Türk demokrasisinde eksilen bir güç kaybı olduğunu bu yüzden Türk-İş`in eski misyonuna ulaşmasını istediğini ve sadece işçi hareketinin değil tüm Türk milletinin böyle bir misyona ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Sendikal hareketin güçlenmesi için ne yapmak gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını dile getiren Başesgioğlu, sermayenin küreselleşmesinin sendikal hareketi zayıflattığını, uluslararası emeğin birliğinin yeteri kadar sağlanamadığını yine de ayakta tutulduğunu ve ülkemize de katkıda bulunduğunu dile getirdi. Bu nedenle de güç birliğinin devamını dileyen Başesgioğlu, ülkemizde sendikal hareketin zor bir dönemden geçtiğini, bu süreçten çıkabilmek için iki kurumun desteğinin gerektiğini ifade etti. Bu kurumlardan birisinin işveren ve ikincisinin de devlet olduğunu söyleyen Başesgioğlu işverenin sendika için teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi. Küresel sermayenin bütün çıkarlarının savunulduğunu, buna karşı uluslar arası emeğin birliğinin de sağlanması gerektiğini dile getiren Başesgioğlu, yurtdışından gelen sendikacılara da çok teşekkür etti.  Başesgioğlu kongrenin hayırlı olmasını dileyerek sözlerine son verdi.  

   

Azerbaycan Hemkarlar İttifakları Konfederasyonu Başkanı Sayın Settar Meybaliyev konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Konfederasyonu ve ülkesi adına herkesi selamlayan Meybaliyev, davet nedeniyle de teşekkürlerini sundu. Azerbaycan`ın ekonomik gelişiminden bahseden Mehbaliyev`in ülkesinin artık sermaye koyabilecek, yatırım yapabilecek bir refaha ulaştığına dikkat çekti. Şimdiye kadar Toleyis Sendikası ve diğer ülke sendikaları ile yapılan işbirliklerinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını dile getiren Mehbaliyev, aldıkları destekler için çok teşekkür etti ve Bakındı`ya hediyelerini sunarak sözlerine son verdi. 

 

 

Daha sonra IUF Genel Sekreteri Sayın Ron Oswald konuşma yapmak üzere söz aldı. Kongreye davet edildiği için teşekkürlerini sunan Oswald, kongrede bulunmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. İlk olarak 8 Mart Kadınlar Günü Kutlamaları`nda yer alamadığı için üzüntülerini dile getirirken kadınlar gününü de kutladı. İkinci bir mesaj olarak da işverenlere seslenen Oswald, insan haklarının evrensel olduğunu ve sendikaya katılma özgürlüğünü de kapsadığını vurguladı. Türkiye`deki işverenlerin de bunu dikkate alması için çağrıda bulundu. Konuşmasının sonunda Oswald HRCT Başkanı Sayın Norberto Latorre ile birlikte Genel Başkan Bakındı`ya bir plaket sundular.  

 

   

   

   

K.K.T.C. Ulusal Birlik Partisi Güzelyurt Milletvekili Sayın Ahmet Çaluda da kongrede bir konuşma yaptı. Toleyis Sendikası`na davetlerinden ötürü teşekkür eden Çaluda ülkesi adına da selamlarını iletti. Kongrenin Dünya Kadınlar Günü ile aynı zamana denk gelmesi vesilesiyle de şiddetten uzak barış içinde bir yaşam dileyen Çaluda dünya kadınlar gününü de kutladı. Bütün bir dünyada emeğe karşı bir saldırı olduğunu vurgulayan Çaluda, buna karşı uzun bir süredir mücadele verdiklerini söyledi. Kıbrıs halkının da çok büyük zorluklar geçirerek bu günlere geldiğini söyleyen Çaluda, 2004`te referandumla barışa kapı açtıklarını ama Rumların onların elini ittiklerini söyleyen Çaluda bugün de aynı tavırda olduklarını söyledi. Anavatanla el ele olduklarını ifade eden Çaluda, iyi dilekleri ile konuşmasına son verdi ve kongrenin hayırlı olmasını diledi.

Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Yannis Panagopoulos da Genel Kurul`da söz alarak kısa bir konuşma yaptı. Sözlerine kongreyi selamlayarak başlayan Panagopoulos, nazik daveti için Toleyis Sendikası`na teşekkürlerini sundu. Panagopoulos, tüm Avrupa`yı etkileyen krizden bahsederek özellikle de krizin Yunanistan`daki yıkıcı etkileri hakkında bilgiler verdi. Panagopoulos daha sonra kongreye başarılar dileyerek sözlerine son verdi.

 

   

Panagopoulos`un ardından Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Atilay Ayçin, konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Ayçin, Türkiye işçi sınıfı adına ve haklarını aradıkları için işten atılan ve 285 gündür mücadelelerini sürdüren 305 THY işçisi adına kongreyi selamladığını söyleyerek sözlerine başladı. Sendikacılar olarak her yerde kendilerine konuşma fırsatı verilmediğini söyleyen Ayçin, seslerini duyurmak istediklerinde de polis zoruyla ve şiddetle karşılaştıklarını hatırlattı. Talebin grev hakkı ve özelleştirmelerin sonuçlarının doğru bir şekilde insanlara anlatılması olduğunu vurgulayan Ayçin, özelleştirmelerin vaat edilen olumlu sonuçların hiç birini doğurmadığını da anlattı. Asıl suçlu olarak da uluslar arası emperyalizme bağlı olan AKP`nin iktidar durumuna getiren kişiler olarak kendimiz olduğunu dile getiren Ayçin, taşeron sistemini kabul eden bir sendikacının da ancak iktidar yanlısı bir sendika olabileceğini vurguladı. Sendikacılar ve işçi sınıfı olarak hakkımız olmayan hiç bir şeyi istemedik ama hakkımız olan hiçbir şeyden de vazgeçmedik diyen Ayçin, THY`nin bugün uyguladığı politikalardan da bahsetti ve böyle bir iş kolunda insan faktörüne önem verilmemesinin bir felaket ile sonuçlanmasının yüksek ihtimal olduğunu söyledi. Sendika olarak karşılaştıkları diğer zorlukları da aktaran Ayçin şimdiye kadar sorunsuz bir TİS süreci hiç geçirmediklerini ve 62 yıllık bir sendika olmalarına rağmen adres bulunamadı denilerek mahkeme tebligatlarının bile kendilerine ulaştırılmadığını anlattı. Bu çabalarla amaçlarına ulaşamadıklarında ise sonunda torba yasa ile birlikte grev yasağının ellerinden alındığını hatırlatan Ayçin, bunun hiçbir ülkede olmadığını ve ayıplarla anılan bir ülke olmamak gerektiğini vurguladı. Ayçin, sözlerine son verirken kongreye başarılar diledi.

 

   

Ayçin`in sonrasında, Arnavutluk BSPSH Başkanı Gezim Kalaja konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Kalaja, kongreye Arnavutluk Konfederasyonu ve Kosova Konfederasyonu adına başarılar diledi. Selamlarını sundu. Davet edildiklerinden dolayı çok teşekkür etti. Toleyis ile olan işbirliklerinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etti.

 

   

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen, Sırbistan Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu Başkanı Sayın Ljubisav Orbovic de konfederasyonu adına selamlarını sunarak sözlerine başladı. Orbovic sözlerine şöyle devam etti: "Beş sene önce arkadaşım sendika başkanı Radan beni Cemail Bey ile tanıştırdı ve birlikte bir toplantı yaptık. İki saat konuşmamızdan sonra kendi kendime şunu söyledim: İyi ve büyük bir insan, iyi bir arkadaş ile tanıştım ama öncelikle iyi bir sendikacı ile tanıştım; çok memnun kaldım ve bundan dolayı bugün buradayım. Onun ne kadar iyi bir insan olduğunu ve aktif bir sendikacılık yaptığını bugün burada bu kadar çok sayıda ülkeden insanın olmasıyla görüyoruz. Bu çok önemli, sendikanın rolü dayanışma sağlamak olmalı, beraber çalışmak olmalı, karşılıklı bilgi alış verişi yapmamız gerekli ve sorunlarımıza cevap verebilecek bir durumda olmamız lazım. Küresel sermaye sınır tanımıyor, ırk, etnik, din farkı tanımıyor çünkü sermaye sadece kazanmak için giriyor. Biz buna her fabrikada, her otelde, her lokantada karşı çıkmalı ve buna karşı örgütlenmeliyiz." Orbovic, konuşmasının sonunda Cemail Bakındı`ya hediyelerini sunarak her zaman Belgrad`da arkadaşları olduğunu vurguladı.

   

   

Club Med Avrupa Çalışmaları Konseyi Sekreteri ve Fransa CFDT Sendikası Genel Başkanı Christian Juyaux da kongrede kısa bir konuşma yaptı: "Burada olmaktan çok mutluyum. Özellikle Toleyis sendikası ile CFDT Sendikası Arasındaki işbirliğinden dolayı çok mutluyum. Türk işçileri Fransaya geliyorlar ve bu sosyal anlaşma sayesinden Fransa`da çalışırken temel haklarına sahip olabiliyorlar." Juyaux kongreye başarılar dileyerek sözlerini tamamladı.

   

Bosna Hersek PPDIVUT Sendikası Başkanı Sayın Mehmed Avdagiç ise kongerede yaptığı konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Burada olmaktan onur duyuyorum, öncelikle Bosna`dan bu kadar büyük bir delegasyonu kabul ettikleri için Toleyis Sendikası`na teşekkür ediyorum. Kriz için ve gelecek tehditler için çok iyi hazırlanmalıyız. Bosna`daki sendikaya savaş zamanında destek veren tüm sendikalara yeniden teşekkür ederim." Sendikalarda dayanışmanın eksik olduğunu da vurgulayan Avdagic, her gün yoksulluk ve kötü çalışma koşulları arttığı için dayanışmanın çok önemli olduğunu vurguladı. Kongreye başarılar dileyerek hediyelerini sundu ve teşekkür etti.

 

   

Karadağ Turizm İşçileri Sendikası Başkanı Sayın Cede Milinic, Karadağ Turizm Sendikası ve Karadağ Tarım Sendikası adına teşekkür etti. Karadağ Konfederasyonu adına herkese sağlık ve kongreye de başarılar diledi. Konuşmasında sendikaların genel olarak üç tane problemle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Milinic bu sorunlara karşı birlikte mücadele etmenin önemine dikkat çekti: "Bu sorunlardan ilki ulusal seviyede karşılaşılan sorunlar; işçiler çok az ücret alıyorlar ve çalışma şartları da çok ağır; bizim ulusal politikalar bu yeni kanunlara göre işçi hakları daha da azaltılmaya çalışılıyor. Bizler kazanılmış hakları korumak için mücadele ediyoruz. Herkse demokrasiden bahsediyor ama insanlar açken demokrasiden bahsedilemez; demokrasi iş ve yaşam onuru anlamına gelmektedir.  Eğer bu koşullar sağlanamazsa demokrasiden bahsedemeyiz. İkinci sorun uluslararası şirketler ve sermayenin serbest dolaşımı; bunlar işçileri kölelik şartlarında çalıştırıyorlar. Son sorun ise küresel ekonomik kriz ve onun etkileridir. Bütün bunların sonuçlarını bizler, işçiler ödeyecek. Tüm dünyadaki sendikalar buradan bir mesaj göndermek istiyorum:  Sendikalara güvenin çünkü sadece sendikalar işçilerin güvenini sağlayabilecek kurumlardır. Eğer bir ülkede sendikaların varlığı kabul edilmiyorsa ya da gelişmiş değilse demokrasiden bahsedilemez. Ve tabi ki işçi haklarından da bahsedilemez. Hep beraber mücadele etmeliyiz. Kongremize başarılar. Teşekkürler." yiyerek sözlerini tamamlayan Milinic, konuşmasının ardından hediyelerini sundu.

 

Kongrede son olarak söz alan, Sırbistan Catering ve Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Sayın Radan Milovanovic, burada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi; sendikası ve işçileri adına selamlarını sundu. 6 senedir karşılıklı Avrasya Federasyonu ile birlikte de çok başarılı bir dayanışma geliştirildiğini vurgulayan Milovanovic, bu bir dayanışma örneği de teşkil etmektedir dedi. Dayanışmanın devam edeceğini de vurgulayan Milovanovic, kongreye başarılar diledi ve hediyelerini sundu.  

 

      Katılımcıların konuşmalarının ardından Faaliyet ve Denetim Kurulu Raporları okundu. Genel Kurulun oylarına sunuldu, oylama yapıldı ve oybirliğiyle kabul edildi. Daha sonra, Tadil Raporu görüşüldü. Tüzük değişiklikleri madde madde okundu. Genel Kurulun oylarına sunuldu, oylama yapıldı ve oybirliğiyle kabul edildi. Ardından, Genel Kurul Kararları görüşüldü. Bölge Şube ve Şubeler tarafından üyelere yapılan hastalık, ölüm, öğrenci bursu gibi yardımların karşılığı olan 80.020.00 (Seksenbinyirmi) TL.`nin Genel Merkez hesaplarından düşürülmesi Genel Kurulun oylarına sunuldu, oylama yapıldı ve oybirliğiyle kabul edildi.  Tahmini Bütçenin görüşülmesine geçildi. 15 gün önceden delegelere gönderilen tahmini bütçe Genel Kurulun oylarına sunuldu, oylama yapıldı ve oybirliğiyle tahmini bütçe kabul edildi. Görüşmelere Cevaplarda Genel Başkan Cemail BAKINDI söz alarak,  tüm katılımcılara teşekkürlerini sundu ve kongrenin ülkemize, işçi sınıfına ve herkese hayırlı olmasını diledi. Daha sonra ibrasına geçildi. Kurullar oy birliğiyle ibra edildi. Adaylık müracaatları Genel Kurula okundu. Basılmak üzere matbaaya gönderildi. Basılan oy pusulaları Seçim Kuruluna teslim edilerek Genel Kurulun seçimler kısmına geçildi. Son olarak Divan Başkanı Mustafa TÜRKEL, Seçim Kurulu Başkanına tutanak ile oy pusulalarını teslim ederek, 10 Mart 2013 tarihinde saat 09.00`da seçim yapılacağı delegelere duyurdu ve Genel Kurul Çalışmalarını tamamladı.

      Kongrenin ilk günü akşamında delegelerin, yurt içi ve dışı misafirlerin, siyasi parti temsilcilerinin ve bürokratların katılımı ile Gala Yemeği düzenlendi.

 

   

 

 

  

 

 

 

 

 

  

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Agtif GOTURKEY TODEM                               
LiveZilla Live Help